KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ İLE UŞAK’A İYİ BİR “ROL MODEL” KAZANDIRACAĞIZ.

 

UGİAD SANAL PLATFORM; UŞAK BELEDİYESİ ÖNCÜLÜĞÜNDE HIZLA İLERLEYEN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ’Nİ HER YÖNÜYLE ELE ALDI.
BAŞKAN ALİ ERDOĞAN, ŞEHRİN GELECEĞİNE YÖN VERECEĞİNİ VE SAĞLIKLI KENTLEŞMEYE IŞIK TUTACAĞINI SÖYLEDİĞİ PROJE İLE İLGİLİ DETAYLARI UGİAD SANAL PLATFORM’A ANLATTI. 
 

 


 

 

 Uşak Kentsel Dönüşüm Projesi’ni dünden bugüne özetler misiniz?

 

2007’nin sonlarında, bir önceki belediye başkanımızın başbakanımızı ziyaret ettiği sırada ortaya çıkan bir konu. İlk duyduğumda benim de çok hoşuma gitti; böyle bir projenin Uşak’ta gerçekleşeceğini duyduğuma çok memnun oldum. Cesur bir adım attı yönetim o dönemde. Ama uygulama sırasında sınırın çizilmesi hususundaki ihtilaflı durumlar, projeye duyulan güveni sarstı. Bu aslında bütün kentsel dönüşüm projelerinde yaşanan bir sorun. Bu tür projelerde doğru sınır; toplum tarafından da kabul gören sınırdır. Şimdiki sınır; 2009’da sivil toplum örgütlerinin de katkısıyla yeniden şekillendirilmiş olan sınır. Bizler de bu çizgiyi takip ediyoruz. Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tanımını da gözden geçirmekte fayda var tabii bu noktada. Uşak’ta “kentsel dönüşüm”, Tabakhane’nin yeniden ele alınması” olarak algılandı.
Oysa özünde, “çarpık yapılaşmanın önüne geçilmesi amacıyla kentin dönüştürülmesi” anlamına geliyor. Bizim de üzerinde durduğumuz husus özünde budur. Ama bu kadar yüksek maliyetli proje birden istediğiniz sonuca ulaştıramıyor sizi. Çünkü siz imar uygulamalarını yaparsınız, ardından kentin bu doğrultuda dönüşmesini beklersiniz. Bunun için de 10, 15 sene geçmesini beklemek durumunda kalabilirsiniz. Kimi zaman da, proje kapsamında ticarî bir alanın konut alanına çevrilmesi söz konusu olur; o zaman da farklı sıkıntılarla karşılaşırsınız. Bizim şansımız; çizilen yeni sınırla birlikte tüm sınırların ve proje mantığının rayına oturmuş olmasıdır. Bizim projemiz ideal limitlerde oldu. Bu projede başarı sağlandıktan sonra, söz konusu alanın devamı niteliğindeki alanlarda Uşaklı yerli firmaların kendiliklerinden talip olacaklarını ve sistemi sağlıklı şekilde genişleteceklerini düşünüyorum. Yani mutlaka bir “rol modeli takip” söz konusu olacaksa, Kentsel Dönüşüm Projesi’nin Uşak halkına bu kez sağlıklı yönde ilerleme imkanı sağlayacağını düşünüyorum.

 

Uşak’ta “Kentsel Dönüşüm Projesi”ne neden ihtiyaç var?

 

Biliyorsunuz, Uşak sanayileşmeye çalışan kentlerden bir tanesi. Hızlı ilerleyen sanayisi nedeniyle kent genelinde dağınık halde pekçok nokta bu kulvara hizmet etmek üzere parsellenmiş durumda. İmarın zamanında kontrol edilememesinden kaynaklı bir durum bu. Özellikle deri sektörünün çevresel etkilerinin disiplin altına alınması gerekliliğinden dolayı, söz konusu dağınık yerleşimin çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bir tarafta dağınık bir sanayileşme, diğer tarafta Organize Sanayi Bölgesi gibi bir yapılanma var. Birinin diğerini yenmesi gerekiyor. Organize Sanayi yapılanması diğerini yenmiş durumda şu anda. Diğer alanlardaki deri sektörünün de Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınması gündeme geldi. Ancak tabii ki zorlu süreçler bunlar. Bugünden yarına olmuyor. Her yapım bir diğer şeyin yıkımıyla gerçekleşebiliyor. Son olarak şunu da söylemek isterim; bu proje özellikli bir proje. Hedef dikkate alındığında, gözetim ve her aşamasında disiplin isteyen bir proje.

 

BU PROJE MHP UŞAK YÖNETİMİNİN DEĞİL; UŞAK BELEDİYESİ’NİN PROJESİ’DİR

 


Uşak Belediyesi öncülüğünde başlatılan bu projeyi kimler hazırladı ve hangi birimlerden destek alındı?

 

Proje ilk ortaya çıktığında reaksiyonel bir uygulama oldu. Öncelikle çalışma yapılan sahadaki sakinlerin fikirleri alındı. Çünkü içindeki insanlar dönüşümü istemiyorlardı. O nedenle, başta sivil toplum örgütleri olmak üzere kentin hemen her kesiminden - özellikle de seçim döneminde çok tartışıldı bu konu - bilgi ve görüş aldık. Bu proje biraz seçim malzemesi oldu. Önceki yönetim, “biz olmazsak hükûmet bu projeyi desteklemez” gibi bir söylemde bulundu. Halbuki bu tip projelerin hiçbir yönetime kalkan olmaması gerekiyor. “Bu proje ben varsam var, yoksam yok” anlayışını sağlıklı bulmuyorum. Bunun doğrusu, yönetimlerin projelere kalkan olmasıdır. O süreçte proje biraz yıprandı ama bu sayede de eksikleri ortaya çıkmış oldu. Biz belediye seçiminden sonra tüm sivil toplum kuruluşlarıyla görüştük; İnşaat Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Baro da dahil olmak üzere. Hepsinden görüş aldık. Aynı aşamada TOKİ’ye de gittik. Bundaki amacımız biraz da, TOKİ’nin kent halkının gözündeki imajını da değiştirmekti. Projedeki konut sayısını azaltıp işyeri sayısını artırdık. Projede Uşak’ın lehine olacak düzeltmeler ve iyileştirmeler yaptık. Yeni bir kent merkezi oluşturabilmek için projenin % 50’sini değiştirdik. Belediye Meclisi’nden de oy birliğiyle geçirdik. Tanıtım afişlerinde tüm siyasî partilerin temsilcileri yer aldı. Özetle; herkesin el birliği ve güç birliği çerçevesinde dahil olduğu bir manzara hakim bugün itibariyle. Bu, özünde bir belediye projesidir çünkü. Belirli bir yönetimin projesi değildir.

 

Neden Tabakhane bölgesi?

 

Tabakhane bölgeleri tüm kentlerde dere kenarlarında kalmış; kentin doğal kirliliğini doğal akışına bırakan bir noktadır. İzmir’deki ilk tabakhanenin yerleşim alanına bakın; dere kenarıdır. İstanbul’da deniz kenarındadır. Uşak’ta da çay kenarında. Dolayısıyla bu bölgelerde süregelen eski tip tabakçılık sistemi çevreye çok ciddi zarar veriyor. Kontrol altına alınması gerektiği hâsıl oldu. İzmir’e gittiğinizde burnunuza gelen ilk koku tabakhaneninki idi. Kokuların öz kaynağı da tabak derisidir. Bu işlemlerin sıvısal atıkları da çok ciddi zehir ihtiva etmektedir. Krom gibi ağır metaller söz konusudur. Bunların disiplin altına alınması ihtiyacı zaten vardı. Yine aynı nedenlerden ötürü, buradaki yapılar da taşınma riskiyle karşı karşıya kalmıştı. Sonuçta ortaya âtıl yapılar çıkıyordu. Kentsel Dönüşüm Projesi’nin Tabakhane alanına inşa edilmesinin nedenleri bunlar.. TOKİ açısından da model olabilecek; zor ama uygulandığında model olabilecek bir proje. Konut bölgesi seçilse çok daha kolaydı; bu kadar zorlanılmazdı. Çünkü çok zor şartlar altında yaşayan bir aileye daha iyi şartlar sunarsanız o aile teklifinizi kabul eder. Ama burada deri sanayisinde faaliyet gösteren işverene diyorsunuz ki “Burayı bırak git, sana konut vereceğim.” Sonuçta ne oluyor; o insan iflâs etme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla daha zorlu bir alan seçilmiş. Ayrıca, tamamının özel mülkiyet olması da ayrı sorun. Projenin başlangıç ve olgunlaşma dönemleri dahilinde mülk sahiplerinin % 48’iyle anlaşma sağlanabilmiş. Yani aslında biz görevi tam da ortasında devraldık. İşin tam da zorlaşmaya başladığı, kalan kısmın anlaşmaya razı gelmediği aşamada yani. Öte yandan, kent merkezinde böyle bir projeye gerçekten de çok ihtiyaç var. Belki analiz süresi uzun tutulup hazmetme süresi kısa tutulmuş diyebiliriz. Bunun sıkıntılarını yaşadı Uşak bana göre. Çok şükür bu sorunların büyük çoğunluğu aşıldı; çok daha iyi bir kent merkezine sahip olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.

 

PROJE TAMAMLANDIĞINDA YENİ BİR KENT MERKEZİ ORTAYA ÇIKACAK

 


Proje kapsamında nasıl bir yapılaşma öngörülüyor?

 

Burada yaklaşık 1000 civarında konut, 900 civarında da işyeri var. İşyeri derken; daha çok hizmete dönük işyeri. 8 adet banka, sinemayı da içeren kültür binası ve kültür alanı, çay kenarında restorana dönük yapılar var. Ofis kimliğinde yapılar da var. Maliye binasının da buraya taşınması öngörülüyor. Ayrıca belediyenin hizmet binası da proje kapsamında bu alanda yer alacak. Dolayısıyla kent merkezindeki ihtiyaçları karşılayacak bir yapılanma söz konusu. Bir başka deyişle; İsmet Paşa Caddesi’nin alternatifi olacak. Caddedeki dükkan kiraları da bu sayede ucuzlayacak. İşverenler yeni proje kapsamında otopark sorunu da yaşamayacak çünkü burada her işyerinin kendine ait otoparkı olacak. Çok ciddi bir proje aslında bu. Sanırım zaman içinde değeri daha iyi anlaşılacak. Kentsel Dönüşüm Projesi ile aslında yeni bir kent merkezi ortaya çıkacak.

 

PROJE BÖLÜMLERE AYRILACAK; İHALEYE UŞAKLI FİRMALAR DA KATILABİLECEK

 

Size göre bu projenin Uşak’a katkıları neler olacak; Uşak’ı nasıl bir gelecek bekliyor?

 

Baktığımızda pekçok ülkede Kentsel Dönüşüm Projesi uygulamaları olmuş. Bu işsizliğe de bir açıdan çözüm getiriyor aslında. Yerel firmaları ihalelere dahil edebilseler çok daha iyi olacak tabii. TOKİ de hükûmet de kazanacak o zaman. Bu ihale çok büyük bir paket halinde çıkıyor ve ülke genelinde ihaleyi alabilecek firmaların sayısı da kısıtlı. Müteahhit de para kazanamıyor. Talepte bulunduğu şehirlerde üstüne üstlük bir de borçlanıyor. İşçi çalıştıramıyor, ucuz işçi getiriyor vs. Bizler bu projenin kente en az iki açıdan daha katkıda bulunması için girişimlerde bulunduk. İnsanlar genelde hep aş iş bekler. Biz de bu beklentiyi dikkate alarak dedik ki, projeyi üçe bölelim, müteahhitlerimiz konsorsiyum oluştursunlar. Bunu dile getirdik; işi üstlenme ihtimali olan tarafların zihninde de önerinin gerçekleşebileceği kanaati oluştu. TOKİ de bu teorimize sıcak baktı. Belki de ilk defa 3’e veya 4’e bölerek ihale edecek projeyi. Bir altyapı ve çevre düzenleme ihalesi, bir de adalara bölerek oluşturulacak diğer ihaleler.. TOKİ için de bu farklı bir bakış açısı aslında. Çünkü onlara taşıdıkları imajın istenmediğini söyledik. Kendilerini ne iktidarın ne de muhalefetin istemediğini anlattık. Şehrin kaynağını tüketiyor gibi görünüyorlar çünkü. Önerimiz sayesinde, “bu projenin şehrimize katkısı ne olacak” sorusu da yanıtlanmış oluyor. Bu konuyla ilgili belirli bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Başka ne gibi katkıları olacağına gelince; bugün bir kıyafet veya bir araba alırken, mutlaka ki etrafımıza bakıyoruz, beğeni çizgimizi oluşturuyoruz ve o çizgiye uygun bir arayış içine giriyoruz. İşte Kentsel Dönüşüm Projesi de, yarının Uşak’ına “rol model” teşkil etmesi amacını taşıyor. Yani bundan sonra yapılacak olan inşaatlar ve kentin gelişim yönü, bu doğrultuda olacak. İyi bir model çizdik; bundan sonraki projeler de buradan ilham alacak. Bu uygulama hayata geçtikten sonra, yeni konut ve işyeri tasarımlarında eminim ki değişiklikler göreceğiz.

 

 

 PROJE; RENKLERİ VE ESTETİĞİYLE, İSTANBUL’DAKİ LÜKS KONUT UYGULAMALARINI ARATMAYACAK

 

Sizce proje kent halkına yeterince tanıtılabildi mi?

 

Seçim döneminde malzeme olarak kullanıldığı için, şahsen yeterince tanıtıldığı kanaatindeyim. Bugün anket yapılsa, halkın % 95’inin bu projeyi desteklediği görülür. Niçin ister? Çünkü insan kentinin güzel olmasından kendine pay çıkarıyor. Yani kentinizin iyi bir yönü olduğunda, kişiler bundan birebir faydalanmasa bile, bununla gurur duyuyor. Böylelikle kentlilik bilinci artıyor. Dolayısıyla kendisi gitmese bile, şurada şöyle güzel bir yer var diye övünüyor. Hatta şimdiden “Ben oradan yer almak istiyorum” diyenler var ancak proje o aşamaya gelmediği için olumlu yanıt veremiyoruz. Yeri gelmişken; şunu da söylemem lâzım:  Bizim projemizde klasik TOKİ renklerini göremeyeceksiniz. Proje uygulamalarında o bilindik stiller ve renkler barınamayacak. İstanbul’daki lüks konut projelerinde gördüğünüz detaylar olacak buradaki projede de. Peyzaj mimarisinden alan döşemelerine hatta aydınlatmasına kadar bambaşka bir havası olacak. Bina yüzlerindeki detaylar bile, tıpkı bir Avrupa kentinde olduğu gibi, özel dokularla bezeli olsun istiyorum. Zaten uygulama hızlandığı aşamada adeta bir şantiye şefi gibi başında duracağım. Her gün düzenli olarak gidip, çalışmaları yakından takip etmek ve kağıt üzerindeki disiplini fiiliyatta da korumak adına elimden geleni yapacağım.

 

Projenin, konuşlandığı çevre doğrultusunda gayrimenkul piyasasına etkisi ne olacak size göre?

 

Kesinlikle olumlu katkısı olacak. Bunu inşaat alanında faaliyet gösteren pekçok kişi söylüyor. İşte, bu da aynı şekilde, projenin şehrimize bir diğer olumlu etkisi. Yeni yapılanma sürecini tetikleyecek; heyecanı tazeleyecek, beklentileri artıracak. Az önce de söylediğim gibi, projelerin mimarîsinde bile önemli değişiklikler gözlemleyeceğiz bu süreçte.

 

TAPULARDA ÜCRETSİZ DEVİR İMKÂNI SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

 

Proje şu an ne aşamada?

 

TOKİ, iktidar ile muhalefetin ortak projesi. Biz bu dengeyi bozmadan uygulamaya çalışıyoruz. Belki milletvekillerimiz şu sıra konunun dışında kaldı ama şimdi içine alınma vakti geldi. Biz belediye olarak projenin alt yapısını hazırladık. Şimdi artık, milletvekillerinin verebileceği destek önemli. Projenin ihaleye süratle çıkması, kamulaştırma sürecinin kısaltılması için Bakanlar Kurulu’ndan izin alınması gibi aşamalarda bize destek vermeleri önemli. Öte yandan, bugün itibariyle anlaşma sağladığımız kesimin oranı % 76’ya ulaştı. Bir ay içerisinde % 80’i bulacağını sanıyoruz. Hak sahipleri anlaşmayı yaptıktan sonra projeye dayalı beklenti içine giriyorlar. Bir başka deyişle, hak sahiplerinin proje takibini de biz gerçekleştireceğiz. Projenin yıkımını belediye üstlenmiş durumda. % 30 alanın onayını geçtiğimiz hafta TOKİ ile, Sn. Erdoğan Bayraktar ile görüştük. Ciddi bir yıkım hamlesine gireceğiz yakın dönemde. Tapularda ücretsiz devir sağlamak için uğraşıyoruz şu sıralar. Çünkü vatandaş devrederken trampaya giriyor; sıkıntı oluyor. Bunun, kamulaştırma esaslarına göre bedelsiz devrini çözmek için çalışıyoruz. Bu hafta sonuca ulaşacağımızı umuyorum. Haziran ayında ihale sürecinin başlayacağını sanıyorum.

 


Söz konusu projenin tamamlanamaması gibi bir ihtimal var mı?

 

Ben Ali Erdoğan olarak bunu yapamasam da, davalar da olsa, ne olursa olsun, bu alana kimse bir çivi dahi çaktıramaz artık. Bu iş bitmiştir, imzalar atılmıştır. Sözleşmeden doğan haklar vardır. Yıkımlar başlamıştır. Hem belediye tarafında hem TOKİ tarafında yerine getirilmesi gereken edimler mevcuttur. Bu artık kentsel dönüşüm çizgisidir. Bu bölge ne pahasına olursa olsun artık dönüşecektir.

 

ŞEKER FABRİKASININ YANI PİKNİK ALANI İÇİN UYGUN ANCAK ADLİYE İÇİN DEĞİL..

 

Uşak Adliye Binası’nın yeni yeri hususunda bir belirsizlik var. En azından şu ana kadar resmiyete dökülen bir bilgi yok. Sizce Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında tahsis edilebilecek olan alan mı yoksa Şeker Fabrikası’nın yanındaki arazi mi daha uygun?

 

Bir mimar olarak baktığımda, hastanenin yerini de yanlış bulmuştum. Çünkü çok ciddi bir alüvyon yatağıdır o arazi. Buradaki zemin etütlerinin maliyeti artıracağını, buraya çok katlı binaların yapılmaması gerektiğini söyledik. Hatta orada 14 katlı bir bina vardı ve büyük risk taşıyordu. Ona da izin vermedik. İki katlı showroom’a dönüştürüldü orası. Tipik çay yatağıdır çünkü oranın zemini. Açıkçası bahsettiğiniz türden bir yapılaşmaya gidilmesini kentleşme açısından yararlı görmüyorum. Bir tarafında havaalanı var. Bu tür alanların “uçak hareket alanı” adı altında, belirli bir mesafeye kadar yapılaşmaya izin vermediği ortada. Bir taraf köy sınırı; dolayısıyla imar dışı. Diğer tarafta da şeker fabrikası var. Bunlarla birlikte; siz zaten sağlık, eğitim ve güvenlik gibi yapılanmaları şehrin dışına konuşlandıramazsınız. Vücudumuzu düşünelim; kalbimizi elimize yerleştirmek gibi bir şey olur bu. Halbuki merkezde olması lâzım. Dolayısıyla, Şeker Fabrikası’nın yanına inşa edilme ihtimali çok da kabul edilebilir bir düşünce değil. Ulaşım ağının dışına çıkılmış olunuyor böylelikle. Uşak gibi şehirlerde bu tür yapıları şehrin dışına çıkarmanız uygun değildir. Mesela Köy Hizmetleri’nin olduğu alan oldukça geniş. Ben eğer o dönemde yönetimde olsaydım, Adliye Binası’nın o alana inşa edilmesi için öncü olabilirdim. Şeker fabrikasının yanını da, yeşi alan olarak halkın kullanımına sunardım. Park olabilir, gölet olabilir.. Harika bir piknik alanı olabilir. Bunlar için çok uygun o alan ama Adliye Binası için kesinlikle uygun değil. Hadi adliyeyi götürdünüz diyelim; yakınlarına ofisler gerekecek, başka yapılar gerekecek. Tıpkı, yeni hastanenin yakınlarına eczane ve diğer yerler gerekeceği gibi.. Onları nasıl konuşlandıracaksınız? Bunları çok iyi düşünmek, iyi hesap etmek lâzım diye düşünüyorum.

 

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

 

1950’li yıllarda sanayileşme ile birlikte İstanbul, İzmir ve Ankara gibi kentler, yoğun göç alarak, kontrolsüz bir biçimde büyüdü. Bu büyümeye karşılık verecek konut sayısının bulunmaması ise gecekondulaşmaya neden oldu.
1970’lerde ise kentleşme devam ederken uydu kentler oluşmaya başladı.
80’lerde kentleşme hızla azalırken, kent merkezleri ve gecekondu bölgelerinde dönüşüm kavramı gündeme geldi.
1984 yılında, 2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanun”, gecekondu dönüşüm sürecinde önemli rol oynadı.
Söz konusu kanun ile gecekondu alanları için ıslah imar planları yapma imkanı doğsa da, sonuçta gerçekleştirilen kentsel dönüşümler, fiziksel dönüşümün ötesine geçemedi. 1980’lerin sonunda, ıslah imar planlarının yanı sıra kentsel dönüşüm projeleri de belediyelerin gündeminde yer almaya başladı.
Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi, gecekondu bölgeleri için hazırlanan ilk kentsel dönüşüm projesi örneği oldu.
Son yıllarda gerçekleştirilen yeni yasal düzenlemelerden ilki, 5104 sayılı “Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu”. Bu kanunun amacı, Kuzey Ankara girişi ve çevresini kapsayan alanlarda kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde fiziksel durumun ve çevre görüntüsünün geliştirilmesi, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı bir yerleşim düzeni sağlanması ile kentsel yaşam düzeyinin yükseltilmesi olarak tanımlanmış.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesi, kentsel dönüşüm ve gelişim alanları ile ilgili. Çok net hükümleri barındırmayan kanunda, “Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan mülk sahipleri tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır” ifadesi yer alıyor.

2005 senesinde yürülüğe giren 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’un amacı “Büyükşehir Belediyeleri, Büyükşehir Belediyeleri sınırları içindeki ilçe ve ilk kademe belediyeleri, il, ilçe belediyeleri ve nüfusu 50.000'in üzerindeki belediyelerce ve bu belediyelerin yetki alanı dışında il özel idarelerince, yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması” olarak belirlenmiş.
Kanun, belirtilen amaçlar doğrultusunda oluşturulacak olan yenileme alanlarının tespitine, teknik altyapı ve yapısal standartlarının belirlenmesine, projelerin oluşturulmasına, uygulama, örgütlenme, yönetim, denetim, katılım ve kullanımına ilişkin usûl ve esasları kapsıyor.

 

 

DÜNYA GENELİNDEN BİRKAÇ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ÖRNEĞİ

 


Fiyord Kent

 

Oslo’nun başlamış olduğu geniş kapsamlı liman yenileme projesi kapsamında, kentin zincirleme sıralanmış rıhtımları satışa çıkarılıp, kentsel tasarım projeleri üretiliyor ve yeniden planlanıyor. Avrupa liman başkentleri arasında bu kadar geniş çaplı bir liman bölgesi yenilemesi yapan başka bir şehir yok. Bu uzun vadeli ve çok büyük ölçekli ele alınmış projede amaç, kenti tekrar denizle buluşturmak ve ikamet edenlerle ziyaretçilere eşsiz ve sürdürülebilir bir yaşam standardı sağlayabilmek.

 

Poblenou ve Forum 2004 Alanı

 

Barcelona kentinin kuzey doğusunda kalan ve Olimpiyatlar’dan önce yenilenmesine karar verilmiş olan Poblenou bölgesi, şu an şehrin en büyük şantiyesi durumundadır. Bu yenileme projesi, Universal Forum of Cultures 2004 organizasyonu dolayısıyla gündeme gelen Diagonal Mar, Besòs alanı ve Poblenou bölgesinden oluşmaktadır.

 

Kop van Zuid

 

İkinci Dünya Savaşı sırasındaki ağır bombardımanlarla yerle bir olan Rotterdam, müthiş bir hız, ileri görüşlülük ve uzun vadeli planlamayla kendisini yeniden inşa ediyor ve yirmi birinci yüzyıla hazırlanıyor. Bu gelişim projeleri sonucunda artık, Rotterdam sadece liman aktiviteleriyle değil, mimarlığı ile de gündeme geliyor.

 

Bradford Kent Merkezi Dönüşüm Projesi

 

Yakın zamanda ARKIMEET konferanslarının da konuğu olan İngiliz mimar William Alsop’un, Bradford Kent Merkezi kentsel dönüşüm projesinin tanıtım filmi, aslında bu kapsamdaki bir projeye mimarın yaklaşımının nasıl olduğunu özetliyor.

 

 

Yorumlar Yorum Yaz


 
 

















  UŞAK 17C° - 31


 
Label Label
> >
Alış Satış

UŞAK GENÇ İŞ ADAMLARI DERNEĞİ - YOUNG BUSINESSMEN ASSOCIATION

ADRES       Ýslice Mah. Annaç Sok. Çimen Ýþ Haný B Blok Kat:4 UÞAK
TELEFON   (276) 227 6557 - FAKS   (276) 227 6558
E-POSTA    info@ugiad.org.tr